Vefa Salman: “Başkanlıkla Milletvekilliği arasında gel-git yaşıyorum…”

“Bizim için Parti anlayışı yok, Türklük anlayışı var” sloganı altında yaptığımız ilk röportajımızı 2014–2020 yıllarda resmen Yalova Belediye Başkanı görevini yapmış Cumhuriyet Halk Partisi üyesi, Vefa Salman’la yaptık. Siyaseti didik-didik ettik diyemem ama, bir çok soruların cevabını bulduk diyebilirm.

Vefa Salman’la röportajımızı okurların dikkatine sunuyoruz:


– Vefa bey, daha önce belediye başkanıyken, şimdi sıradan bir vatandaş olarak aynı yerde olmak sizin için zor değil mi?

– Hayır. Şimdi ben kimin dost, kimin düşman olduğunu açıkça görebiliyorum. Bir kişinin başına talihsiz bir olay geldiğinde insanların tepkisini görünce durumu daha objektif değerlendiriyorum. Hem toplum içinde, hem de sokaktaydım zaten. Halen seçimleri kazanan belediye başkanı pozisyonundayım. Hala sokaktayım. Makam hiç kimse için kalıcı değildir. Ofisim var, ama yine sokakta, toplum içindeyim. İnsanlarla diyalog kurmayı sevdiğim için nadiren ofisime giderim. Allah her siyasetçiye benim gibi sevilmeyi nasip etsin! Yani bir vatandaşın gözünden o olumlu düşünceyi, o sevgiyi okumak, çok güzel… Bazen sokakta yürürken birkaç farklı insan yanıma geliyor ve ne zaman döneceğimi soruyor. Bu çok özel bir duygu.Aslına bakarsanız, mağdur olupta haksızlığa uğramak bizi vatandaşın gözünde fazlasıyla yüceltti. İnsanlar bana yapılan haksızlıkları ve haksızlıkları öğrendikçe, bana daha çok sempati duymaya başladılar.

resized_11cff-ec089de3270920211548196356461.jpg


– Vefa bey, zimmete para geçirme soruşturmasından sonra haklandınız. Ama nedense göreve geri dönmediniz. Birçok insan bunu sizin milletvekili olma arzunuzla bağladılar. Yani CHP sizi milletvekili adayı olarak mecliste görme talebinizi kabul etti ve bu yüzden belediyedeki görevinize geri dönmeyi düşünmüyorsunuz?

– Tabii ki genel olarak Yalova’dan gelenler, Ankara’dan gelenler de genelde benim milletvekili olmayı yakıştırıyorlar. Yani, bugün “Artık milletvekili ol!” – diye söyleyenlerin sayısı az değil. Ama aynı zamanda “Bizi bırakma, başkanlığına devam et!” diyenler de var. Şu anda önceliğim bu adaletsizliği ortadan kaldırmaktır. Çünkü bu hak sadece Vefa Salman’a ait değildir. Neden? Çünkü Vefa Salman’a oy veren 30.000 kişi var. Ben Yalova halk tarafından seçildim. Ona göre de, bu hak Yalova’nın hakkıdır. Bana göre bugün en önemlisi Yalova’daki öğrenci yurdu ve burs sorununun çözümü. Bugün İstanbul’da, Yalova’da insanlar kiralık ev bulamıyor. 10.000 TL’ye İstanbul’da bugün 1+1 dairesini düşünün. Kim tuta bilir bu kadarlık evi? Bakın, ben emekliyim, eşim emekli, ben bile 10.000 liralık kira ödeyerek bir çocuğu okutamam. Gerçekçi olmalıyız. Yani emekli maaşlarımız düşük değil. Buna rağmen ben bile 10.000 liralık kira ödersem zorda kalırdım. Öte yandan üniversite öğrencileri bugün kayıt yaptırıp sonra da eğitimlerini dondurup memleketlerine geri dönmek zorunda kalıyorlar. Bu özellikle İstanbul’da oluyor. Ama bu durum Yalova’da da yaşanabilir. Günümüzde 4000-5000 liranın altında kiralık ev bulmak imkansız. Bugün özel yurtların ücreti 3000-4000 lira. Devlet yurtlarında dokuz kişilik bir odayı 12 kişiye çevirdiler. Bu durumda çocukların eğitim görmeleri ve eğitim almaları mümkün değildir. Universiteyi geçtim, artık veliler çocuklarını okulda, lisede bile okutamaz hale geldi. Bugün çocuğunun okul kiyafetini alamayan veliler var. Okul servis paraları 1250 lira oldu. Bu çok büyük bir para.

Geçimi 5500 liralık askeri ücret üzerinden değerlendirdikte, 1250 lirasını servise, 4000 lirasını da kiraya verirsen bununla nasıl çocuk okutulur? Söz bulamıyorum. Allah her kesin yardımcısı olsun! Bu konuların çözülmesi için siyasetçilerin elinin taşın altında olması lazım. Bu çözüm belediye ile de olur, milletvekilliyi ile de olur. Bir siyasetçi olarak milletvekilliyinin cazib olduğunu sorarsanız, parlamenter sistem olmadıktan sonra inanın ki, milletvekilliyinin hiç bir cazibesi yok. Hiç bir gücü de yok. Aslına bakarsanız, belediye başkanının sözü bu gün milletvekillin sözünden daha geçerli. Bu yönden bakarsan, ben de kendimce başkanlıkla milletvekilliyi arasında gel-git yaşıyorum…

Vefa bey, eski başkan gibi değil, sıradan bir Yalova toplumunun bir üyesi olarak AKP’li Başkanın yönetiminde görülen işleri nasıl değerlendirirsiniz?

-Güzel soru. Ama ben eski başkan değilim. Onu düzeltelim. Aksi halde, sorunuz haksızlığın bir parçası oluyor. Ben Yalovayı çok seviyorum. Ben Yalovada doğdum. Bir daha dünyaya gelsem yine Yalova’da Doğmak isterim. Yalovanın zarar görmemesi benim için her zaman çok önemliydi. Ama ne yazık ki, bu iki buçuk senede Yalova Belediyesi bir şey yapmadı. Yani AKP yönetimi ile Yalova Belediyesi başarılı olamadı. Yönetmeyi beceremediler.

-Vefa bey, ama gözle görülecek kadar değişim var. Karşımızda İstanbul caddesi var. Sadece bu yolda işıklardan tutmuş, yola kadar her şey yenilendi…

Ola bilir. Ben şımdıye kadar bu konuyla ilgili konuşmadım. Ama şimdi açıklayacağım. Bakın, örnek verdiğiniz bu İstanbul caddesine alt yapı yapmadan yol çektiler. Ben defalarca uyardım, “Yalnış yapıyorsunuz!” dedim. “Böyle yol çekmek Yalovaya ihanettir”, dedim. Ama bu cümlemi çarpıtarak, benim fikirlerimi “asvalt atmak ihanetdir” başlığı ile yayınladlar. Ama sonuç olarak ilk yağmurda dükkanları su bastı. Burada onlar sınıfta kaldı. Bugün Yalova belediyesi 11 parçaya ayrıldı. Böyle bir yönetim şekli olmaz. Belediye binasını boşalttılar. Bugüne kadar da bir çivi dahi çakmadılar oraya. Aslında binanın sadece güçlendirilmeye ihtiyacı var. Diger taraftan Yalova Belediyesi benden sonra persönele hiç bir zam yapmadı, gerçek anlamda persöneli mağdur ettiler. Ben persönellerime hep bir baba, hep bir abi oldum, sevgiyle yaklaştım, onlarla sevgi bağı kurdum. Benim için çalışanlar aile bireyi gibiydi. Daha önce Yalova temiz bir kentti, bugün Yalova temiz bir kent değil…

– Vefa bey, öncelikle, CHP yönetiminden kalan borçlar ödendi. Bu sizce az iş mi?

Onu geçecekler! Borçsuz belediye olmaz! Borçsuz belediye varsa o belediyede sorun vardır. O belediye hizmet etmiyordur. Ben de geçmişten kalan borçları ödedim. Ben göreve geldiğimde Yalova belediyesinin de borcu vardı. Bir kere haram koltukta ben oturmuyorum. Oturamam da. Ben bunu kabul edemem.

-6’lık masanın seçim kararı sizce bir olumlu sonuç vere bilecek mi?

-Altılı masanın kurulması Genel Başkan Kemal Kılıncdaroğlu’nun siyasetdeki nezaketli, nayıf kişiliğinin bir eseridır.

177872_480x270.jpg


-Proje Kemal Kılıncdaroğlu’nun yani?

-Tabıı kı. Bu kadar farklı yapıyı bir araya getirmek her babayiğidin harcı değil. Doğru bir şey mi? Kesinlikle doğru! Amaç ülkeyi yeniden demokratik bir ülkeye dönüştürmek. Yeniden parlamenter idareye geçmek: ülkedeki tek yönetim rejmine son vermektir. İnşallah bir tatsızlık, dağılma olmadan seçimlere bu şekilde girmek nasıp olur. Orda bir şekilde cumhurbaşkanı adayı çıkar, o da seçimi kazanır ve ülkenin yeni cumhurbaşkanı olur. Yeniden başbakanlığın olduğu parlamenter sisteme döndürür.

-Vefa bey, bu 6-lık proje daha önce 2013 senesinde Azerbaycan’da da kullanılmış bir projenin benzeri. Aynısı Azerbaycan’da da uygulandı. Tüm muhalif partileri birleşerek, “Milli Şura” adı altında bir birlik oluşturdular. O birlik bir aday çıkardı. Yani eski mulaif liderlerinden değil de, tamamen alakasız birinin adaylığı öne sürüldü ve sonuç olarak muhalifet kayıp etti. Yani bu Azerbaycan politikasında yaşanmış ve uygulanmış bir proje. Sizce bu “Altılık masa”nın da kaderi “Milli Şura”nın kaderiyle aynı olabilir mi?

-Türkiye dünyada hiç bir ülkeye benzemiyor. Türkiye başka bir ülkeye benzeseydi, şuanda AKP’nin iktidarda olması mümkün değildi. Altılık masanın kimi aday çlkaracağı çok önemli. Ama ben kayıpedecek adayı çıkaracaklarını düşünmüyorum. Çünkü cumhurbaşkanlığı seçimlerine Altılık Masadan bir aday katılacak. Ben Altılık Masanın sonucunun “Milli Şura” ile aynı olacağını düşünmüyorum.

CHP üyesi olarak seçim imkanınız olsa sizce Ekerem İmamoğlu mu dersiniz ya Mansur Yavaş mı?

-Ekrem İmamoğlu.

–Neden?

-Siyasette yüz çok önemlidir. Tarafsız bakarak, söylüyorum. Bana hangisine oy verirsin diye sorsalar, ben Ekrem İmamoğlu derim. Türkiyedede bu şekilde oy kullanacak insan sayısı az değil. Yüzünün ifadesine, sempatikliğine toplum bakıyor. İmamoğlunun kazanmasındakı etkenlerden bir tanesi Karadeniz, Trabzonlu olmasıdır. O da bir avantaj. Siyasetçi olarak İmamoğlu hata yaptı veya ona hata yaptırdılar belki, ama ben yine de ben Ekrem İmamoğlu diyorum.

Vefa bey, Yurtdışı siyasi uzmanları, Mansuz Yavaşın, Türkiye cumhurbaşkanı olursa “bizim için iyi olmayacak…” gibi fikirler söylüyorlar. Nedenini ise gerçek Türkçü olması ile bağlıyorlar. Bir çok ulusal basın üyeleri iddia ediyor ki, İmamoğlu İngiltereden finans desteği alıyor ve onun kazanacağını söylüyorlar. Yani her iki kişi de CHP üyesi ama bir CHP li olarak bu fikirlere bir de sizin yorumunuzu alalım…

– Yurtdışında Türkiye ile ilgili hep senaryolar üretilmiş, üretilmeye de devam edecektir. Ben Ekrem İmamoğlu’nun İngiltere’den finanse edildiğini falan düşünmüyorum. Neden İmamoğlu İngiltere’den desteklensin ki? Evet, bir takım yabancı siyasi dairelerin Türkiye üzerinde bir takım emperiyalizm yıllarından beri süren emelleri, beklentileri olmuştur…Ama Türkiye kurtuluş savaşı vermiş bir devlettir. Siyasette bir insanın güçlü yanları değil de, zayıf yanları konuşulur. Ben Mansur Yavaş’ın da bir vatan sevdalısı olmasından eminim. Mutlaka Mansur Yavaş’ta seçilse o koltuğa oturduktan sonra, bazı düşüncelerinin aynı kalacağını zann etmiyorum. Dışardan konuşmak ayrı, ama koltuğa oturunca her şey değişiyor. O koltuğa oturunca ateşten gömlek giyiniyorsun ve mecburen olaylara daha objektiv bakıyorsun, farklı yorumluyorsun.

-Vefa bey, CHP içinde adaylık için bir takım mevcut çekişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Siyasette ebedi dostlukta yok, ezeli düşmanlıkta! Siyaset böyle bir kurum. Siyasette rekabet, çekişme hep oluyor. Olması gereken bunu kıvamında yapmasını bilmektir. CHP’de maalesef bu çekişmeler çok sert oluyor. Babam hep o yüzden “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurdu kendi içindedir” , derdi. Ama benim kızdığım nokta o ki, enerjiyi parti içinde harcayıp, karşı tarafa harcamamız gereken enerjiyi tüketiyoruz. Bu doğru değil. Hedef varken küslük ortadan kalkmalı ve her kes hedefe kitlenmeli. Olması gereken budur. Ama CHP’de bu olmuyor…

-Vefa bey, teşekkür ederim fikirleriniz için.

-Ben teşekkür ederim.





Ülker Fermankızı
 
Üst Alt