Tornadolar eyaleti Teksas’ta yaşamak

Benim İrlanda ve Hollanda deneyimlerimden sonra iş teklifi alarak geldiğim Teksas Üniversitesi’nde çalışmaya başlayalı 22 yılı geçti sayılır. Daha önce birkaç kentine konferanslar ve akademik toplantılar için geldiğim Teksas’ın en büyük yerleşim alanlarından birisi olan Dallas-Forth Worth bölgesine Metropleks diyorlar. Burası yıldan yıla her yöne büyüyen bir geniş yerleşim alanı. İçerisinde çok sayıda küçük şehircikleri barındırıyor. Bunlar arasında Addison, Richardson, Plano, Frisco, McKinney, Allen, Prosper gibi birbirine bağlanmış yerleşim birimlerine ABD’nin dört yanından emekliler ve yeni iş arayanlar geliyor. Teksas ekonomisi genel olarak iyi durumda, fiyatlar da diğer eyaletlere göre daha ucuz. Çünkü gelir vergisi olarak sadece Federal Hükümete vergi veriliyor, Teksas Eyaleti gelir vergisi almıyor. Teksas yerel hükümeti yatırımcı çekme konusunda çok aktif, geçenlerde Kaliforniya’da kurulu bir Toyota fabrikasını Teksas’a getirdi, ünlü elektrikli otomobil üreticisi Tesla da Teksas’a taşındı. Yerel milletvekilleri Kaliforniya’da vergi yüksekliği gibi nedenlerle dara düşen şirketleri Teksas’a çekebilmek için sürekli ziyaretler yapıyor ve yatırımcılara değişik çekici teklifler götürüyorlar. Ünlü Boeing fabrikası da bir ara Teksas’ı düşünüyordu, ama son anda Şikago’yu seçti.

Teksas’ın en büyük özelliklerinden birisi; her yıl belirli zamanlarda gazeteleri, TV ve radyolar ile haber sitelerini dolduran tornadoların en çok meydana geldiği eyalet olması. Teksas’ta yılda ortalama 150 tornado meydana geliyor, yani en büyük tornado eyaleti durumunda Teksas. Buna karşılık Florida’da yılda ortalama 62, Kansas eyaletinde ise bu rakam 78. Sizin anlayacağınız Teksas tornadolar ve bunların oluşturduğu tahribata hazır olmak zorunda.

Her yıl tornadoların tahrip ettiği ev sayısında bir artış gözleniyor ve ortalama 400 ev tahrip oluyor. Bütün bu tehlikelere ve tornadonun gücüyle havalara uçan araçlara ve tırlara rağmen Dallas bölgesinde can kayıpları çok düşük. Buna çoğumuz kader diyebilir, bazılarımız ise rastlantı. Oysa işin temelinde yerel belediyelerin ve Eyalet hükümetinin geliştirdiği “Erken Uyarı” sistemi var. Tornado oluşumuna dair belirtiler ortaya çıkar çıkmaz tüm yerel televizyon istasyonları ve radyolar hemen uyarıya başlıyorlar. Sirenler çalıyor ve vatandaşlara “Hemen kapalı bir yere girin, evinizin en alt ve penceresi olmayan odasına gidin, başınıza bir battaniye veya yastık alın, yıkım meydana gelirse başınızı örtün” uyarısı yapılıyor.

Elektrik kesilmelerine karşı pille veya elle çevrilen manyetolu “felaket” uyarı radyoları satılıyor. Bu radyolardan da sürekli yayında olan Ulusal Hava Tahmin Merkezi’nin uyarıları yayınlanıyor. Şimdilerde hem federal, hem de eyalet düzeyinde yaklaşan tornadolardan daha önce haber almak için yeni yöntemler geliştirilmeye çalışılıyor. Şimdiye kadar 13 dakika olan erken uyarı zamanını artırarak tornadonun gelişinden 40 dakika öncesine çıkarmak için yeni deneyler yapılıyor. Yeni denemelerde tornado ve onun doğurduğu etkileri gözlemlemek için şunlar yapılıyor:

  • Yerde huni şeklinde bir oluşma olursa,
  • Sürekli dönen fırtına bulutları meydana gelirse,.
  • Hava radarı fırtınanın çengele benzer bir dönüş yaptığını gösterirse.

İdari makamlar böylece fırtınanın hızını ve hangi yöne doğru hareket ettiğini, hangi yolu izlediğini belirterek tornadonun yolu üzerindeki bölgelerde yaşayanları uyarma olanağına sahip oluyorlar.

Oklahoma eyaletinde kurulu Ulusal Tehlikeli Fırtınalar laboratuvarı görevlilerinden David Stensrud ilk demelerde 40 dakikaya çıkabildiklerini; fakat bunun henüz uygulamaya geçmediğini, ama esas amacın uzun vadede erken uyarı sistemini daha da geliştirip 60 dakikaya çıkarabilmek olduğunu söylerken, belki de bazı ülkelere bilimi felaketleri önlemede nasıl kullanılması gerektiğine de bir çeşit örnek oluşturur. Yani merkezi hükümetler, yerel yönetimler ve araştırma kuruluşlarının ortak amaçlı çalışmalarının teşviki ve desteklenmesini sağlamak için belirli bir plan ve sistem geliştirmek.
 
Üst Alt