Hayatın içinde iyi olmak mı? Yoksa çok daha iyi olmak mı?

Şimdi şunu diyebilirsiniz iyi olduk da, çok iyi olmak kaldı. :)

Bu cümle aklınızdan geçiyorsa o zaman ben de size şunu sorarım.

Neden iyi olmayı erteliyorsunuz ya da iyi olma halini neden son an'a bırakıyorsunuz?

Neden dipteyken son noktaya geldiğinizde çare arıyorsunuz? Bazen insan hayatında gidişat belliyken çok daha kolay çözümler, kısa yoldan iyileşmeler, çıkış yolları bulabilecekken bir insan neden kendini en dip noktaya çektikten sonra arayış yollarına düşer? Bunları hiç düşündünüz mü?

Sizce en dipteyken, kaybolmuşken mi çıkmak daha kolaydır yoksa yarı yolda her şeyin farkına vardığınız anda mı daha kolay olur? Ya da bir dakika, bana farklı bir şeyler oluyor şu an, bir şeyler yanlış gidiyor diyerek kendinizin farkına vardığınız anda mı çıkışlar daha kolay ve hızlı olur?

Diğer bir seçenekte her şey yolunda çok iyi gidiyorum şimdi çok daha iyi nasıl olurum? diyerek, ne düşmeyi ne de kaybetmeyi kendinize yaşatmadan ilerlemeye devam edebilirsiniz.

Öyle ya dünya kilo alındıktan sonra diyetisyene gidilir. Diş neredeyse çekilme noktasına gelindiğinde dişçiye gidilir. Hastalıklar en zorlu sürece girdikten sonra, hatta ameliyat noktasına gelindiğinde doktora gidilir. Bir de şu vardır. Biraz iyi olayım doktora giderim denir. Doktora gitmek için, ateşler ağrılar içindeyken iyi olma hali neden beklenir bu çok şaşırtıcı değil midir?

Duygusal çöküşün, mutsuzluğun etrafındaki insanları rahatsız etmeye başladığında psikologlar, psikiyatristlerin arayışına girilir. Tabi toplum içinde maalesef bir inanışta vardır bunu yapmakta ayıptır ve kimseye söylenmeden yapılmalıdır. Sanki yaşanan travmaların, üzüntülerin ağırlığı yetmiyormuş gibi ruh doktoruna ( halk dilinde öyle denir ya) gitmekte gizlice, sessizce yapılmalı, saklanmalıdır. İnsanlar dertleriyle mi uğraşsın, çözümler arasın yoksa el alem ne der, ya bana deli derlerse diye düşünerek mi yaşasın. Yük üstüne yük biner insan sırtına. Sanki her insanın garantisi var bu dünyada. Ruhsal çöküşlerde beklemelerin çoğu da genelde bu yüzden olur.

Misafir geleceği zaman ev toplanıp, temizlenir.Eksikler tamamlanmaya başlanır. Araba durma noktasına gelinceye kadar ya da uzun yola çıkıncaya kadar, evdeki aletler çalışamaz noktasına gelinceye kadar tamiratları ertelenir. Eğer hayatınıza yeni biri girmek üzereyse, kendine özen gösterilmeye, bakımlar yapılmaya, kıyafetlerine çeki düzen verilmeye başlanır. Sınava girileceği zaman 1 gece önce ders çalışılır. Bir ilişki bitmek üzereyken, boşanma aşamasına gelince o ilişki için kurtarma çalışmaları başlar. Ya da o kişiyi kaybettiğinde çözüm aramaya başlanır. Aynı bu bilinç iş hayatınız içinde, para durumunuz, borçlarınız içinde geçerli. Her şeyi son dakikaya bırakarak yaşayan insanlar çoktur.

Kaybetmek, kaybolmak ve bitme noktasına gelinceye kadar insanlar bekliyor. Tükenmişlik kendini gösteriyor ve ancak o zaman harekete geçiliyor. Bunu bir insan kendine neden yapar?

SEBEP NE?

Hani halk dilinde kullanılan bir deyim vardır. Yumurta kapıya dayanınca mı aklına geldi? denir.

SİZCE BİR İNSAN BU DURUMLARI MI ERTELİYOR? YOKSA KENDİNİ Mİ ERTELİYORDUR? BÜTÜN SORUNLAR BİR ANDA MI ORTAYA ÇIKIYOR. BORÇLAR BİR ANDA MI PATLIYOR? İLİŞKİ BİR ANDA MI BOZULUYOR? GECE 50 kg YATIP SABAH 150 kg UYANAN VAR MI?

Hayat yolunda ilerlerken neden gereği yapılmıyor?

Sözüm tabi ki anlattığım gibi bu şekilde yaşayan insanlar için yani gidişat belliyken hiç bir şey yapmayan insanlar için geçerli. KENDİNİZE NE YAPTIĞINIZIN NE KADAR FARKINDASINIZ?

Çocuklarınız bunları yaptığında sizler nasıl davranıyorsunuz? Çocuğunuz duygusal bir durum yaşadığında, öfkeli ,kızgın, üzüntülü, içine kapanık olduğunda hemen bir psikolog pedagog bulmaya çalışan, hastalandığında ise doktor arayışında olan sen, neden kendin için bunu yapmıyorsun? Onun için her türlü para ihtiyacı yaratan sen kendin için neden yaratmıyorsun? Kendini neden sonraya erteliyorsun?

Sevdiğin bir insan yukarıda saydığım bu durumları yaşarken çok güzel akıllar verip, ne yapması gerektiğini söylerken neden kendin için gereğini yapmıyorsun? Hatta verdiğim bu örneklerle ilgili anne ve baban bunları yaşıyorsa onları çocuk gibi azarlarken, onlarla ilgili şikayet ederken neden sen kendin için gerekli olan,yapılması gereken eylemleri gerçekleştirmiyorsun?

Diğer taraftan,

İNSANLAR NEDEN HEP GÖZLERİNİ DIŞARIDAKİ EKSİKLERE, YANLIŞLARA, OLUMSUZ OLAN DURUMLARA, ORADAKİ İHTİYAÇLARA, BAŞKALARININ SORUNLARINA ODAKLANIRLAR ? NEDEN HEP DIŞARIYI DÜZELTMEYE ÇALIŞIRLAR?

BELKİ DE KENDİLERİNE DÖNÜP BAKMAMAK, KENDİLERİYLE YÜZLEŞMEMEK İÇİNDİR
.

ÇÜNKÜKENDİNE DÖNÜP BAKAN İNSAN KENDİSİYLE, YAŞADIKLARIYLA YÜZLEŞİP, YAPTIKLARININ SORUMLULUĞUNU ALARAK, OLANI KABULLENEREK ARTIK HAREKETE GEÇMESİ GEREKİR.

DIŞARI ODAKLI YAŞAMAK, BAŞKALARINI DÜZELTMEYE ÇALIŞMAK,ORADAKİ SORUNLARLA İLGİLENMEK, ONLARA NE YAPMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEMEK DAHA KOLAY GELİR. NE DERSİNİZ?

Peki bu nereye kadar devam ediyor dersiniz? Kendi hayatlarında yumurta kapıya dayanıncaya kadar olabilir mi? Bence evet ya sence?

Bu bir boş vermişlik, umursamazlık, kendini önemsizleştirmek, umursamamak değil mi?

Hatta daha ileri gideyim. Kendini değersizleştirmek, güçsüzleştirmek, yoksunlaştırmak, kendini tüketmek değil mi? Aslında hayattaki duruşunuz 'Benim, benim hayatımın, benim sağlığımın, benim borçlarımın, benim ilişkideki durumumun, mutlu olup olmamamın bir önemi yok' diyen biri hayatın içinde nasıl görünür,özel, değerli hissedebilir?

Çocuklarına nasıl örnek oluyordur? Belki buradan konuya girersem biraz daha etkili olur. Güven kaybı, değer kaybı yaşayarak öz saygını kaybetmiyor musundur? Ne dersiniz?

Bu şekilde yaşamaya devam edip insanlardan sana nasıl saygı duymasını, değer vermesini, özel hissettirmesini bekleyebilirsin? Sen kendine değer vermezsen başkalarına da zahmet etmeyin bana değer vermenize gerek yok alt yazısını verirsin.

Kendi isteklerimi yapmak için zaten param yok, işim çok, kendime zaman ayıramıyorum bahanelerini kenara bırak ve kendi gerçeğine, kendine ne yaptığına odaklan.

Kendine bir boy aynasında bak, önce sen kendini aynada gör! Nasıl duruyorsun? Önden bak, yandan bak, kendinde ne görüyorsun? Kendine nasıl bakıyorsun? Karşında mutlu bir insan kendine güvenen bir insan var mı? Kendini beğendin mi? Ne hissediyorsun? Hayatla ilgili planların için motivasyonu tam olan bir insan var mı orada? Bedeniyle, ruhuyla, zihniyle kendini beğenip gülümseyen bir insan var mı? Bütün bu yukarıda yazdıklarımın dışındaysan, aynada gördüğün kişiyle barışıksan, kendini önemseyerek yaşayanlardansan şimdi aynada gördüğün o kişiye teşekkür et. Aferin harika gidiyorsun. Çok daha iyisini yapabilirsin. Çok daha iyi olabilirsin... diyerek aynanın önünden ayrıl. Gününe keyifle devam et. Süpersin.

Kendini önemsemeyen insanlar grubundaysan, aynada gördüklerinden mutsuzsan, karşında öfkeli gergin,huzursuz, kendini beğenmeyen, şikayetlerle dolu biri varsa şimdi biraz daha aynaya yaklaş.

Gözlerinin içine bakarak kendine sor. İster şefkatli bir şekilde sor ister güçlü bir şekilde soruları sor.

Ben kendime ne yapıyorum? Neden kendime bu şekilde davranıyorum? Başkaları için her şeyi yaparken peki neden kendim için, kendimden vazgeçmiş gibi sanki ben yokmuşum gibi yaşıyorum? Kendimi ertelememe neden olan şey ne? Bu şekilde yaşamayı hak ettiğime ne zaman inandım? Buna beni kim ikna etti? Kendimle ilgilenmekten kendi hayatımın lideri olmaktan ne zaman vazgeçtim? Sıra ne zaman bana gelecek? Peki tamam bugüne kadar ne olduysa oldu, ne yaşadıysak yaşadık. Şimdi ne yapıyoruz? Biz bunu halledebiliriz, değiştirebiliriz. Bugün kendimi başrol oyuncusu yaparak başlayacağım güne. Kendimle, hayatımla ilgili neyi ertelediysem bugün ve her gün tek tek her birini iyileştireceğim. Her sorunu çözeceğim. Bunu yapabiliriz. Ben şimdi kendimi görüyorum. Buradayım ve ben varım... diyin...
( içinizden ne geliyorsa kendinize söyleyin, yapmak istediklerinizi kararlı bir şekilde söyleyin)

Hadi değiştirelim bütün bunları. Hasta olmayı beklemeden, borç krizlerine girmeden, boşanma noktasına gelmeden, öfke krizleri yaşamadan, sağlığınızı, sevdiklerinizi kaybetmeden son anı beklemeden şimdi şu anda değişimi başlatın. Herkes kendi kapısının önünü süpürmeye, kendi hayatının sorumluluğunu alarak başlasın.

Önce kendinizi ve yaşamınızı listeleyin.

Kendimi ertelediğim, görmezden geldiğim kendimle ve hayatımla ilgili neler var? Hayatımın hangi noktasında neyi idare ederek yaşıyorum? Yapmam gereken neler var?


Bedensel olarak şu an neye ihtiyacım var? ( Kilo, check-up, dişçi, tahliller, vitaminler vs)

Doğru ve dengeli beslenmeyi biliyor muyum, bilinçli bir şekilde vitaminler alıyor muyum? Bedenim için şimdi hangi adımları atacağım?

Psikolojik olarak şu an ne durumdayım? Öfkemi, duygularımı kontrol edebiliyor muyum? Düşüncelerimi yönetebiliyor muyum? Ben nasıl yaşıyorum? Şimdi bunun için ne yapacağım?

Para durumum şu an nasıl? Gelir / gider tablom belli mi? Gelirlerimi arttırmak için neler yapabilirim?

İşimden memnun muyum? iş değişikliği yapmaya ihtiyaç duyuyor muyum?

Eşimle/ ilişkimde ne durumdayım? Ben mutlu muyum? Bizim neye ihtiyacımız var? İlişki dinamiğimizi nasıl daha iyi hale getirebiliriz? Eşimle bu akşam konuşalım birlikte ne yapabiliriz bakalım.

Yardım isteyebiliyor muyum? Yoksa her şeyi kendim mi yapmak istiyorum? Görev dağılımı yapabiliyor muyum? Verdiğim görevler için insanlara güveniyor muyum? Güvenmediğim insanları hayatımda neden tutuyorum? Bunun için ne yapabilirim?

Arkadaşlarımla ilişkim ne durumda? Benimle olmaktan mutlu oluyorlar mı? Ben onlarla olmaktan mutlu muyum? Yoksa herkes birbirini idare ederek mi yaşıyor? Ben ne istiyorum?

Ailemle ilişkimde duygu ve düşüncelerim neler? Olumsuz olan duygu ve düşüncelerimi iyileştirmek için neler yapacağım? Ailem içinde görünür müyüm? Kendimi iyi hissediyor muyum?

Kendimle olan iletişimimde kendimle ilgili nasıl konuşuyorum? Kendime iyi davranıyor muyum?

Başkalarıyla olan iletişimimde isteklerimi gerçek anlamda söyleyebiliyor muyum? İstemediğim şeyleri ifade edebiliyor uyum? Sessiz mi kalıyorum?

Kıyafetlerimden, yaşam tarzımdan, evimdeki eşyalardan ne kadar memnunum? Vermem , atmam, bırakmam, değiştirmem gereken neler var?

Bütün her şeyinizi listeleyin. Çünkü bunlar aslında her an aklınızda olan, bilgisayardaki açık dosyalar gibi hep beklemede. Her bir dosyayı kapatmak için zaman koyun ve hemen bugün harekete geçin. Yarına yaparım dediğiniz her olayda bilin ki yine kendinizi ertelersiniz.

Yapılması gereken bir şey varsa ve biz yapmıyorsak gün içinde yaşam enerjinizin çoğu oraya akar. Sonra yorgun, bitkin olmaya başlarsınız.

Bütün bunları yaptıkça her attığınız adımla kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Yaşam enerjiniz yükselir. Gerçek anlamda hayat içinde nefes almaya başlarsınız. Zihninizde biriktirdiğiniz yapılacaklar ve ertelenenler alanı temizlenmiş olur. Tıpkı yeni temizlenmiş, mis gibi kokan, düzenli bir eve girmek gibi düşünün bunu.

Artık yaşam içinde gerçek anlamda yapmak istediklerinize odaklanabilirsiniz. İşte o zaman aklınıza bir anda yeni fikirler, yeni olasılıklar, yeni projeler gelir, artık gücünüzü, enerjinizi bunlara odaklayabilirsiniz.

Para akışınız bile zihin dağınıklığınız bittiğinde hayatınıza her anlamda düzen getirdiğinizde düzelmeye başlar.

Zihin dağınıklığınız bittiğinde aslında ne istediğinizi de daha net bilmeye başlarsınız.

Şunu her zaman bilin iyi olmanın her zaman ötesi vardır.

Aslında bu yazı salı günü kafamda oluştu, tabi ki bir nedeni var.

Ne zamandır bir diyetisyene gidip ölçüm yaptırmak istiyordum. Kilolu muyum? Hayır. Sağlıklı besleniyor muyum? Kendime göre evet. İşte biz sağlıklı beslendiğimizi düşünürken bazen yaptıklarımızın sağlıklı olmadığını da bilmemiz gerek. Nasıl beslenirsem çok daha iyi olurum, ne zaman neyle ne yemeliyim? Kendimi nasıl daha sağlıklı hissedebilirim? diyerek gittim. Ölçümlerim gerçekten süperdi. Diyetisyenim her şey çok iyi böyle kalabilirsin ya da çok çok daha iyi olabilirsin dedi. Sizi bilmem ama benim için tabi ki çok çok daha iyi olmak varken seçimim bu yönde olur. Yeni şeyler öğreniyorum. Bu bana çok iyi geliyor. Bence herkes her sene gidip bir ölçüm yaptırmalı, destek almalı.

Sonra insanların nasıl yaşadığını düşünüp bunu tüm hayatla birleştirdiğimde son dakikacılar çıktı ortaya. O kadar çok insan son dakikayı bekliyor ki buna ne gerek var. Kendini görebilmek, kendini seçen olmak, kendine özen göstermek önemli. Sen bunu kendine ver ki hayatta sana versin. Görünen ol ki hayatta seni görsün. Yolunda ilerlerken sorunları önlemeye yönelik yaşayabilir ve bunlar için gereğini yapanlardan olabilirsin.

Şimdi ara bir bilgi gelsin size. Hayatın her alanı için geçerli olan bir durum var. Lütfen bunu çok iyi anlayın. Yaşamınızda bu bana yeter dediğiniz her noktada akış durur. Her zaman yeni bir hedefiniz olmalı yoksa hayatınız rutine girer. Rutinden çıkmak içinde sorunlar gelmeye başlar. Buna sizce gerek var mı?

Her şeyin çok daha iyi olma hali vardır. Tabi ki bunu hırsla değil, eğlenerek, keyif alarak yapabilmek önemlidir.

Nasıl daha sağlıklı yaşayabilirim, çok daha büyük bir keyifle nasıl çalışabilirim, nasıl daha iyi olabilirim, nasıl daha fazla para kazanabilirim, nasıl daha mutlu olabilirim diye her zaman bir arayış içinde olmak kendinizi her an yenilemenizi sağlar. Bunu tüm yaşamınıza şimdi uygulayın.

Tam zamanında olması gerektiği gibi yapmanız gereken ne varsa onları yapın.

Çok daha iyi olma hakkınız var. Siz yeter ki harekete geçin.

Sorun çıkmadan, sorunları büyütmeden yaşamayı, tam zamanında olması gerektiği gibi hareket ederek kendinize öğretebilirsiniz.

An da kalın. Kendinizi görün. Ne yaşadığınızın farkında olun. Dünyanın en özel en değerli insanına bakar gibi kendinize çok iyi bakın ve çok iyi davranın.

Aşkla, sevgiyle tutkuyla harika bir hafta yaşamanız dileğiyle,

Işık ve sevgiyle kalın.
 
Üst Alt