Beklenmedik 3. Yol

Aslında uzun zamandır kulislerde konuşuluyordu ama yavaş yavaş ete kemiğe bürününce yazmak gerekti. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim bu sefer: Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda üçüncü bir seçenek çok yakında Türkiye kamuoyunun gündemindeki yerini alacak!

Geçtiğimiz 7-8 aydır kendilerini Türk Milliyetçileri diye tanımlayan bir grup bu konudaki çalışmalarını son noktaya getirmiş durumdalar. Önümüzdeki günlerde de Ankara'da bir toplantı yaparak en azından yol haritaları hakkında son kararı verecekler.

Grubun önemli isimleri Türk Milliyetçilerini hakkıyla temsil edebilecek bir adayın etrafında birleşileceğini düşünüyorlar. Özellikle iki konuya da vurgu yapıyorlar: 'muktesebat ve meşruiyet'



Türk Milliyetçiliği müktesebatına sahip bu anlamda geçmişi olan ve kamuoyunda tartışılmayacak bir aday üzerinde uzlaşma çabasındalar.

Meşruiyetinin de tartışılmaması gerekliliğini ise başka siyasi akımların payandası ya da destekçisi olmama hususuna bağlıyorlar.



Siyasi İslam'ın ve sol politikaların dünyada ve Türkiye'de artık geçerliliğinin kalmadığını belirten grup üyeleri, şu anda Türkiye için tek çıkış yolunun Türk Milliyetçiliği olduğunu söylüyorlar. "Böyle geçerliliğini yitirmiş, modası geçmiş ve bir çözüm önerisi kalmamış ideolojilerin destekçisi olmak yerine özgün olarak kendi adımıza hareket edecek, meşru bir adayın etrafında birleşmek ülkenin tek çıkış yoludur" değerlendirmesini yapıyorlar.

Her iki ittifaka da oy vermek istemeyen ciddi bir kitle olduğunu düşünüyorlar, ayrıca Türk milliyetçilerinin de kendilerini her iki ittifaka da tam olarak ait hissetmediklerine inanıyorlar. Türk Milliyetçilerinin siyasi hayatta ki parçalanmış yapıdan rahatsız olduğunu ve meşruiyet ve muktesebat şartlarını sağlayan tek bir adayın etrafında toplanabileceğini ve bunun da potansiyel olarak yüzde elliden fazla bir rakama ulaştığını söylüyorlar.



Konuştuğum grubun önemli isimleri, her iki ittifaka da yakın olmadıklarını söylerken son tahlildeki davranışlarını " Ama Cumhur ittifakına daha uzağız" şeklinde formüle ediyorlar.

Grubun çalışmaları sadece Cumhurbaşkanı adaylığı üzerinden yürümüyor, anlaşılan o ki Milletvekili seçimlerinde de etkin olmayı planlıyorlar. Her iki ittifakta da yer almayan partileri bir araya getirerek parlamentoya girmek de hedefleri arasında. Bu konuda da bugüne kadar yapılan istişarelerin olumlu olduğu söyleniyor.



Bugünden belirlenmiş kesin bir adayları yok. Ama potansiyel adaylar var, kısa süre içinde onlardan birinin üzerinde mutabakat oluşturacaklar.

Bu potansiyel adaylardan birisi olan Sinan Oğan bu konuda daha önce bir kaç kez sinyal vermişti aslında, Oğan'ın hala şartlara uygun bir milliyetçi aday çıkmaması halinde seçmeni seçeneksiz bırakmam şeklindeki açıklaması geçerli görünüyor. Ayrıca kendisinin seçim sistemi nedeniyle anahtar parti konumuna gelen HDP hakkındaki düşünceleri nedeniyle de böyle bir yapıda ön plana çıkması mümkün görünüyor. Oğan bu konuda defalarca " HDP ne yazık ki bu seçimin kilit partisi ve Kandil'den yönetiliyor. O zaman Türkiye'nin Cumhurbaşkanını Kandil belirleyecek şeklinde bir formül ortaya çıkıyor ve bu durum bir Türk milliyetçisi olarak benim canımı acıtıyor" diyerek sorumluluk alabileceğinin işaretlerini vermişti.

Sonuç olarak kısa bir süre sonra bu grubun çalışmaları somut hale gelecek ve kamuoyunun karşısına çıkacaklar.

O zamana kadar ise akıllarda bazı sorular kalacak ve biz bu soruların cevaplarının ne olacağını takip edeceğiz.



-Grup aday gösteemek için gereken şartları oluşturabilecek mi?

-Gösterebilirse oluşan potansiyel hangi parti ya da hangi ittifaka daha çok zarar verir? Ve bu konuda bir görüş ya da tedbirleri var mı

- Her iki ittifakın ideolojik ve/veya diğer konulardaki tavırlarından farklı ortaya ne koyacaklar ?

- Milletvekilliği seçimlerine de girerlerse nasıl bir matematik paylaşım yaparlar bu paylaşım hesabı nerede kime eksi kime artı yazar ?

-İkinci tura kalamazlarsa tavırları ne olur?
 
Üst Alt